Disaster Recovery teknolojilerine yakından bakın – Backup vs. Replication


Backup ve replication en temel kullanılabilirlik ve felaket kurtarma (DR) teknolojilerinden ikisidir. Birçok işletme bu teknolojileri kullanırken, high availability ve disaster recovery rolleri konusunda çok fazla kafa karışıklığı oluşmaktadır. Bazı açılardan, bu iki teknoloji benzer gözükürken, arkasındaki temel amaç çok farklıdır.

Yüzeyde, hem yedekleme hem de replication bir VM’yi ayrı bir uzak konuma kopyalayabilir ve bu kopyalama, bir arıza durumunda orijinal VM’yi geri yüklemek veya değiştirmek için kullanılabilir. Ancak, bu teknolojiler aslında çok farklı amaçlarla tasarlanmış ve çok farklı bir şekilde çalışmaktadırlar.

Her birinin bir felaket kurtarma senaryosunda oynadığı rol hakkında daha iyi bir fikir edinmek için bu teknolojilerin her birine daha yakından bakalım.

Yedekleme, felaket kurtarma planınızın temelidir. Yedekleme, belirli bir sistemin durumunu yedekleme sırasında yakalar. Yedeklemenin kopyaları genellikle arşivlenir ve çoğu zaman site dışına taşınır. Bu da işletmenin bir tür site hatası veya kesintisi olması durumunda sunucularınızı geri yüklemek için yedek kopyayı kullanmasına olanak tanır.

Optimum veri koruması için, işletmelerin, yedeklemelerinizin sahip olması gereken 3-2-1 yedekleme kuralına uymaları önerilir.

  • 3- Yedeklerinizin en az üç kopyasını bulundurun.
  • 2- Kopyaları iki farklı medya türünde saklayın.
  • 1- Yedekleme kopyasını site dışında saklayın.

Üç kopya önemlidir. Çünkü yedeklemenizin daha fazla kopyası bu yedeklemeyi geri yükleme riskinin azalması anlamına gelir. Aynı şekilde, farklı depolama ortamlarının kullanılması, başarısız geri yüklemelerin en yaygın nedenlerinden biri olan ortam hatası riskini azaltır. Son olarak, site dışı yedeklemeler site hatasından dolayı oluşabilecek problemlere karşı koruma sağlar. Yedeklemeler hem kurtarma hem de yasal gereklilikleri karşılamanıza yardımcı olmak için çeşitli süreler için arşivlenebilir.

Elbette, bir yedeklemeyi geri yüklemenin önemli miktarda zaman alabileceğini biliyoruz. Bulutu bir yedekleme kaynağı olarak kullanmak, geri yükleme sürenizde kesinlikle bir etkiye sahip olabilir. Buluttan şirket içi bir sisteme geri yükleme, söz konusu ağ/internet gecikmesi nedeniyle oldukça uzun bir süreç olabilir. Bununla birlikte, bir bulut yedeklemesinden başka bir bulut tabanlı sunucuya geri yükleme gerçekten hızlı olabilir.

Replication, yedeklemeden oldukça farklı bir amaca hizmet eder. Yedekleme, veri koruma ve arşivleme sağlamak için tasarlanırken, replication, çok hızlı kurtarma sağlayarak Recovery Time and Point Objectives (RTO’lar ve RPO’lar) azaltmak için tasarlanmıştır.

RTO’lar esasen bir kesintiden kurtulmak için gereken süreyi tanımlarken, RPO’lar bir şirketin tolere edebileceği kabul edilebilir veri kaybı miktarını tanımlar. Replication ile, kaynak sistemdeki veya sanal makinelerdeki değişiklikler capture edilir ve bir veya daha fazla hedef sisteme kopyalanır. Hedef sistem, ana sunucunun arızalanması durumunda hızla çevrimiçi duruma getirilebilir.

Bazı sistemler birden fazla kurtarma noktası yapılandırmanıza izin verirken, replication, verileri uzun süre saklamak için tasarlanmamıştır. Replication, yedekleme gereksinimlerini ortadan kaldırmaz. Replication hızlı VM kurtarma için tasarlanmıştır. Yedekler ise önemli bir veri arşivleme işlevi sağlar.

KAYNAKCLOUD